Bilinmeyen Numara: Zorbalığın Görünmeyen Yüzü
Kaynak
Görsel-1 link: https://www.justwatch.com/tr/film/unknown-number-the-high-school-catfish
Komşuluk Algısını Değiştiren O Belgesel!: Mükemmel Komşu
Son derece takıntılı, çocuklara tahammül edemeyen ve garip davranışlar sergilemesiyle öne çıkan bir komşunun sürekli olarak polisi çağırarak şikayetçi olması üzerine başlıyor tüm olay. Klasik bir mahalle anlaşmazlığı olarak görülen bu olay, bu bakış açısı dolayısıyla çok acı bir sonla sonuçlanıyor ne yazık ki. Belgeselin ilerleyen zamanlarında ruhsatlı olup olmadığı bilinmemesine rağmen mahalle sakinleri kadının silahı olduğunu ve bunu çocuklara gösterdiğini belirtiyor. Ancak bu görüşme de aynı şekilde iki tarafın uyarılarak son bulduğu bir şikayetten öteye gitmiyor. Ancak gelen son çağrı, gerçekten son çağrı oluyor çünkü artık bu atışma çok acı, cani ve ırkçı bir şekilde son buluyor. Çocuğunun tabletini alması üzerine kadının kapısına giden Ajike Owens, gittiği o kapının ardından ateşlenen bir silahla göğsünden vurularak hayatını kaybediyor. Çocuklarının gözü önünde vurulan Ajike'nin ardından polis departmanına yapılan çağrıların ardından olay yerine intikal eden ekipler, sürecin takipçisi olmaya başlıyor. Ne kadar da hızlı bir hamle, değil mi? :)
Zanlının Ajike'nin kapıyı yumruklaması ve kendisini öldürmekle tehdit etmesi sebebiyle korktuğunu, ardından ekipleri aradığını ve bu duruma daha fazla dayanamadığı için de kapının ardından silahı ateşlediğine dair verdiği ifade ise kan dondurucu. Yapılan araştırmalar sonucunda komşunun polisi kadını vurduktan sonra aradığı ortaya çıkıyor. Daha acısı ise son derece soğuk kanlı olan komşu, bu süreci zamanında tacize uğraması gibi gerekçelere bağlayarak durumu korkuya bağlamaya çalışıyor. Bu noktada üzülüp, bir hiç uğruna hayatını kaybeden bir kadına üzülürken ardından kadının internetten nefsi müdafaa araştırmaları yaptığı ortaya çıkıyor. Bu durum ise son yıllarda siyahi vatandaşların ırkçılık sebebiyle öldürülmesinin ardından artış gösteren nefsi müdafaa savunmasına dikkat çekiyor. Bu konuda oldukça endişelendim çünkü Amerika bu konuda gerçekten insanlık açısından sınıfta kalan ülkelerin başında geliyor ne yazık ki. Ten renginin böylesine belirleyici ve ayrıştırıcı rol oynuyor olması gerçekten akıl tutulması! Ancak ne yazık ki doğru...
Kaynak
Görsel-1 link: https://www.beyazperde.com/filmler/film-1000017068/fotolar/detay/?cmediafile=9001936132
Sistem Köleliğine Başkaldırı: Ölü Ozanlar Derneği
Katı kurallarla yönetilen; disiplin ve geleneklerin ön planda tutulduğu Welton Academy, öğrencilerden kurallara bağlılık, disiplin ve itaat beklemektedir. Ancak okulda göreve başlayan edebiyat hocası John Keating, dersin ilk gününde öğrencilerden kitabın bazı sayfalarını yırtmalarını isteyerek alışılmışın çok dışında bir giriş yapıyor. Burada verilen mesaja dikkat çekmek istiyorum; orada bir kitabı veya eğitim sistemini değil; eğitim sisteminin kalıplaştırdığı, bakış açısını daralttığı o pencereyi yıkmak istiyor. Özellikle Carpe Diem (anı yaşa) vurgusundan hareketle ilerleyen film, Keating'in Welton tarafından hoş karşılanmaması ile devam etmektedir. Ancak Keating ısrarla düşünen, sorgulayan, merak eden ve kendi sesini bulmayı başaran bireyler yetiştirmek istemektedir.
Filmler genelde zorluklar ve ardından zorlukların aşılması şeklinde geliştiğinden midir bilmiyorum ama bir şekilde Keating'in bu duvarları kırabileceğine çok inanmıştım. Ancak filmin sonu hem beklediğimin çok dışında hem de umduğum gibi bitti diyebilirim. Biraz nereden bakıldığına bağlı olarak değişir sanırım bu durum. Fakat son sahnede öğrencilerin bir anda bir başkaldırı yaparak hocalarına kalıpların dışında bir vedada bulunuyorlar, ki bu kısım oldukça etkileyiciydi. Keating hem kendi öğretme yöntemlerinden sistemin dayatmaları için vazgeçmemiş, hem de sonunda öğrencilerin kendi kalıplarını kırdırmayı başardığını görmektedir. Ancak baskının, gelenekselliğin, düşünen ve sorgulayan bireyler yetiştirmenin korkusuyla yanıp kavrulan Welton Academy, ne yazık ki Keating ile yollarını ayırmaktadır. Filmin sonunda Keating'in gençlere gülümseyerek attığı o son bakış ''bu iş tamam!'' bakışı gibi hissettirdi.
Bir diğer nokta ise; sorgulamanın birçok kapıyı aralayabildiğine dair yapılan vurguydu. Öyle ki, öğrencilerden biri hayata olan bakışı ve gelecekten beklentisini sorgulamaya başladığında geleneksel aile yapısına ters ancak kendi tatminini tam anlamıyla sağlayan tiyatroculuktan ilerlemek istiyor. Şiddetle karşı çıkan ve kendisini askeri okula göndermekle tehdit eden aile o gece çok acı bir manzarayla karşılaşmaktadır. Burada yaşanan intihar sahnesi, yolunu kaybetmenin etkileyici bir şekilde dramatize edildiği bir sahneydi. Ve ne acıdır ki Keating karakterine hayat veren oyuncu Robin Williams da aynı şekilde intihar ederek hayatına son vermiştir...
Hem sistemin eleştirisi, hem gençlerin zihin pencereleri, hem eğitimin dayattığı tek tip insan mantığını eleştiren, izlemesi keyifli ancak oldukça da düşündürücü ve hüzünlendiren bir film izlemek isterseniz kesinlikle bu film o film olabilir!
Kaynak
Görsel-1 link: https://www.beyazperde.com/filmler/film-5280/fotolar/detay/?cmediafile=9001677628
Görsel-2 link: https://www.beyazperde.com/filmler/film-5280/fotolar/detay/?cmediafile=18462092
Görsel-3 link: https://www.beyazperde.com/filmler/film-5280/fotolar/detay/?cmediafile=21089180





